“Çılgın Hırsızlar” filmleriyle adını altın harflerle kazıtan “Minyonlar” sadece kendi isimleriyle sinema sahnelerine çıkmaya hazırlanıyorlar. Tarihin ilk devirlerinden beri varolan minyonlar, bütün asırlar boyu kötü kalpli insanlara hizmet etmişlerdir. Onların bütün ayak işlerini yapmaktaydılar. Musa döneminde Firevun’a, Fransa döneminde Napolyon’a ve Osmanlı Döneminde Dracula’ya bu ve bunun gibi bir çok kötü efendiye hizmet etmişlerdir. Fakat gözlemledikleri bir gerçek varsa o da hepsinin sonunda yok olup gittikleridir.
Artık kimseye hizmet etmek istemeyen Minionlar sonunda tüm zincirlerini kırıp Antartika’ya buzulların yoğun olduğu yere yerleşmeye kara vermiştirler. Gel zaman git zaman insanlardan uzak yaşamaya alışmışlardır. Ancak 1960’lı yılların sonun doğru bir grup araştırmacı Minyon Amerika’ya gider ve kendilerine yeni efendiler aramaya başlarlar. Bu arama sonrasında ise yeni köt efendiler bulmaları zor olmamıştı.
Artık kimseye hizmet etmek istemeyen Minionlar sonunda tüm zincirlerini kırıp Antartika’ya buzulların yoğun olduğu yere yerleşmeye kara vermiştirler. Gel zaman git zaman insanlardan uzak yaşamaya alışmışlardır. Ancak 1960’lı yılların sonun doğru bir grup araştırmacı Minyon Amerika’ya gider ve kendilerine yeni efendiler aramaya başlarlar. Bu arama sonrasında ise yeni köt efendiler bulmaları zor olmamıştı.

